Olivia
 
Untitled Document
Ege'nin Ağacı
 
Nuh’un Gemisi

Kit Kutsal Kitap anılarıyla Türkiye’deki nefes kesen turistik noktaları bize tanıtır

Ağrı Dağı’nın gölgesindeki Türkiye’nin kuzeydoğusunda bulunan dağlar tekne şeklindeki nesne yalnız ve ziyaret edilmemiş olarak duruyor. Sarp toprak yolu gösteren küçük otoyol işareti yolun “Nuh’un Gemisi” ne gittiğini gösteriyor. Bu Türk hükümeti tarafından yapıya verilen resmi isimdir ve bir kaç takım arkeolog tarafından uzun uzadıya yapılan araştırmalar neticesinde sonuca ulaşılmıştır. O zaman, neden bu olağanüstü eseri bu kadar az insan ziyaret ediyor?

Nesne zemin seviyesinden yaklaşık iki ila üç metre yüksekte ve bir futbol sahası büyüklüğünde bir alanı kapsayan aşınmış bir toprak duvara benzer. Bir zamanlar, yüksek bir tepe üzerinde dengeli, düzgün, pürüzsüz duvarları ve sivri pruvasıyla mükemmel bir tekne şekli, sonra seksenli yıllarda bir deprem sırasında yapı dağdan aşağı kaymış ve şimdi biraz buruşmuş durumdadır. İlk olarak 1960 yılında havadan fotoğraflanıp Life dergisi tarafından resim basıldığında kusursuz bir şekilde simetrik olduğu ortaya çıkmıştır.

Araştırmacı arkeologlar gübre ve hayvan kılı katmanlarını gösteren göbekleri deldiler, metal civataların simetrik çizgilerini belirlemek için lazer kullandılar ve alan boyunca büyük miktarda taşlaşmış ağaçların varlığını kanıtladılar. Bu göstergeleri kullanarak, bu büyük tekne şeklindeki nesnenin iç yapısını tanımlamak için çeşitli destek ve bölme duvarlar olduğunu varsayıyorlar.

Dağın eteklerinde bulunan bir mezara oradaki köylüler tarafından ezelden beri büyük saygı duyuluyor ve bu mezarın da Nuh’un karısına ait olduğu söyleniyor. Onurlu asil bir kadın gerçektende oraya gömülmüş fakat bu mezar artık ulaşılabilir değil. Diğer çevresel kanıtlar arasında, on üç büyük yassı taş bu yapının altında dağın üst tarafına doğru düz bir çizgi halinde aralıklı olarak yatıyordu. Akdeniz’de tekneleri dengelemek için hem geçmişte hem günümüzde aynı taşlar kullanılmış ve bunlar açıkça insan eliyle şekillendirilmiştir. Bunlar yaklaşık 2.5 ila 3 metre yüksekliğinde olup şekil olarak mezar taşına benzemektedir. Her birinin üst kısmında yivli bir delik vardır. Bu yivin günümüzdeki amacı, deniz suyu kabardığında taşa bağlanan ip düğümün dışarı kaymasını önlemektir. Bu taşlar bulundukları yerden çıkarılmadan önce bölgeyi ziyaret eden arkeologlar tarafından kaydedildi. Ancak, yakın zamanda yakındaki bir köyü ziyaret eden bir tarım uzmanı tarafından, bir asker onu uyarıp uzaklaştırmadan önce fotoğraflandı.

Bu tekne şeklindeki yapı, Doğubeyazıt şehrine çok uzak olmayan keçi ve koyun sürülerinin otlama bölgesi arasındadır. Birkaç kilometre doğusu İran sınırıdır. Bulmak veya ulaşmak zor değildir ama çok az insan oraya gider. Çok uzakta yaşamayan bu yazar oraya birkaç defa gitmiş ve herhangi bir ülkenin vatandaşı başka bir turist ile karşılaşmamıştır. Ancak yerel turist acenteleri talep olması halinde bu bölgeyi kendi güzergahlarına ekliyorlar.

Yapının biraz yukarısındaki küçük bir ziyaretçi merkezi, “Nuh’un Gemisi” hakkındaki bir dizi gazete makaleleri ile birlikte arkeologların çalışmaları ve çizelgelerini iyi tasarlanmış bir şekilde gösteriyor. Makaleler birkaç farklı dilde fakat sunum İngilizce ve Türkçe olarak yapılıyor. Sahadan alınmış birkaç taşlaşmış ağaç numunesi kirli bir cam kutuda sergilenir ve bir anlaşma sağlanması halinde satışa bile çıkarılabilir. Bu küçük müzenin uzun zamandır müdürü olan yaşlı adam sizinle konuşmak ve çevredekileri göstermekten mutludur, fakat müze ziyaretçinin ihtiyaçlarını karşılayabileceği konfora sahip değil. Yanındaki park alanından kuzeydoğuya bakıldığında, vadinin karşısında on yedi kilometre uzaktaki Ağrı Dağı’nın bir çift beyaz tepesini görebilirsiniz.

Yolda ilerlemek, yağışlı havalarda veya kar eridiğinde zor olabilir çünkü dereler belli yerlerde zikzaklı yolun üzerine akmaktadır. Oradaki emekli ihtiyar adam küçük tahta kutusuna atılan bağışlarla yaşamasına rağmen, ziyaretçiler için hiçbir resmi ücret yoktur. Yapının duvarlarına tırmanmaya karşı hiçbir kısıtlama bulunmamaktadır. Kazmak, araştırmak veya bir parçasını çıkarmak serbest; fakat sanki orada tek dokunulabilecek nesne bir tür çamur duvardır.

Yıllar önce Amerikalı arkeolog takımları bu yapıyı araştırdığında Ermenistan ve Azerbaycan arasında savaş çıktı ve güvenlik sebebiyle bu takımın aktiviteleri kısıtlandı. Bundan hemen sonra bölgede yabancılar tarafından yapılan araştırmalar Türk Hükümeti tarafından yasaklanmıştır. Hâlen ara sıra kaçakçılık veya terör olayları olabildiği için güvenlik güçleri burada görev yapmaktadır. Yarım asır öncesine kadar bölge Doğubeyazıt’ın küçük bir yarıçapı içinde bir dizi başka ilginç yerlerle birlikte bir turizm merkeziydi. Böylesine çarpıcı bir eseri neden bu kadar az insanın ziyaret ettiğini anlamak zor. Bu yapının gerçekliğiyle ilgili karşıt ekoller olmasına karşın Amerikalı bir ziyaretçi samimi bir yorum yaptı; “Eğer bu Nuh’un Gemisi değilse, kesinlikle bir dağın tepesine sıkışmış bir sürü hayvanı tutan son derece eski, taşlaşmış bir teknedir.” Bu kendi içinde, seyahatinde küçük maceralardan hoşlanan turistin merakını uyandırmalıdır. 

Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum eklenmedi..
Etiketler: Ağrı Dağı | Nuh'un Gemisi | turizm | Kit |
 
Untitled Document
Diyabet veya Şeker Hastalığı - Risk Altında Mısınız?
İstanbul’da “İyi Samiriyeli”yle Karşılaşmak
Tapınan Bir Kanarya
Her Yaş İçin Bir Umut
Yaşamak İçin İkinci Şans
Olivia Tanıtım Reklamı
Hesaplaşma ve Öç Alma
Tüketim: Bana ver! Bana ver!
Enstrüman Çalmayı Öğrenmenin Yararları
Kimlik
Untitled Document mutluluk yardım tapınma yaşam tarzı Luka bilgisayar turizm Nuh'un Gemisi acılar Marge Zemina
Ajax Poll Script - Demo
En beğendiğiniz mevsim hangisidir?
  • Yaz
  • Kış
  • İlk Bahar
  • Son Bahar
Ajax Loader
 
 
 
 

© 2013 e-oliva.info All rights reserved.