Olivia
 
Untitled Document
Zeytin Dalı
 
Mutluluk: İyi Zamanlarda ve Kötü Zamanlarda!

Claire MacFersun, bizi gerçekten ne mutlu edebilir diye düşünüyor
 
Geçen gün, bir Amerikalı’nın diğer bir Amerikalı’ya şöyle söylediğini duydum: “Eğer bir Amerikalı’nın internet ağını almaya mali gücü yetmiyorsa o kişi fakir olarak nitelendirilir.” Bu olay bana fakirliğin ne demek olduğunu düşündürmeye başladı.

Bu ekonomik kriz süresince, çoğu insan aileleri için yiyecek sağlamaya çalışıyor, nedenler yaratıyor ve sadece onların anlamları içinde yaşıyorlar. Sadece bazı eşyaları ve birkaç parça donanım araç gereçleri olmadığı için fakir olduklarını düşünmüyorum.

Fakirliğin tanımı, sizin deneyimlerinize ve dünya görüşünüze bağlıdır. Çokça değişen küresel bir dünyada yaşıyoruz. Türkiye’nin, çok hızlı bir şekilde maddeci bir ulus olmaya başladığını farkettim.

Unuttuğumuz başka bir şey ise Digitürk’ünüz ve internet bağlantınız olsa bile bu sizin zengin olduğunuz anlamına gelmez. Çoğu insan finansal olarak çabalarken, aynı zamanda bu zor günlerin geçeceğini ve hayatın eskisi gibi olacağını umut ederek kullanmakta oldukları bu servisleri hâlâ kapattırmıyorlar.

Dünyanın neresinde olursanız olun fakirliğin boyutunu ölçmenin en iyi yolu; konaklamanızı, faturalarınızı, menfaatlerinizi, ilaçlarınızı, yiyecek ve ulaşım masraflarınızı ödeme gücünüzdür. Eğer bunları ödeyemiyorsanız bunun anlamı basitçe yoksulluk içindesinizdir.

Bir yabancı olarak bana, pek çok yerliye açılmayan çok önemli kapılar açıldı. Bunun nedeni ise şüphesiz kültürel beklentileri ve davranış kurallarının bulunmasıdır. Oysa  yabancıların beklentileri farklı olmaktır ve genellikle bu normaldir.

Türkiye’de herhangi bir şehir merkezinde gezinirken, Türklerin bahsettiği gece boyunca inşaat edilmiş bina anlamına gelen gecekondulara mutlaka rastlarsınız. Tam anlamı ile bu küçük konutlar geceleyin inşa edilirler. Göçmenler buralara yerleşip ve basit dört adet duvar ve tenekeden yapılmış bir çatı inşa ettiler. Bu gecekondu binalar, esasında yeni göç etmiş göçmenler tarafından yapılmakta ve çoğu ise senelerdir buralarda yaşamaktadırlar. Bazıları bir ya da iki kat bile eklemişlerdir. Belki de en üst kat hala bitmemiştir!

Batıdan gelen ziyaretçiler bu bölgeleri gördüklerinde nasılda tamamlanmamış oldukları hakkında yorum yaparlar. Aslında bu doğru, hala tamamlanmamış gözüküyorlar. Fakat çok varlıklı ve saygıdeğer olupta gerçekte hiç mutlu olmayan komşular bulabileceğiniz gibi, bu yerlerde oturan insanlar da bulabilirsiniz.

Fakir ve yoksulluğun anlamını açıklamaya çalışırken; Michael Blastland BBC Dergisi’ndeki “Fakir Ne Demektir?” adlı makalesinde (31 Temmuz, 2009), bazı kavramaları sağlamakta ve yoksulluğun zamanla değiştiğini teşkil eden durumları görüntülemektedir. Blastland şöyle ekler: “Fakirliğin, çoğu insanın varsayılan gereksinimlerini alıp toplumun değişikliklerine göre değiştirmeleri olduğu konusunda tartışılmıştır.”

Amerikalı’nın söylediğini düşünürken İsa Mesih’in sözlerini hatırladım. Matta’da sonsuz mutlulukla bereketlenenler hakkında şunu okuyoruz. (5:1-12) Kutsal Kitap bize, İsa Mesih’in dağın tepesinden kalabalığa bakıp bereketlenmiş olanlar hakkında öğretmeye başladığını söyler. Bereketlenmiş kelimesinin anlamı mutluluk, memnuniyet ya da tatminlik getirmektir.

Hiç bir şeye ya da çok az şeye sahip olan birisinin, her şeye sahip olan -en azından öyle görünen- birisinden daha mutlu olabileceğini tartışabiliriz. Fakat Kutsal Kitap’taki hikâyede İsa Mesih’in kalabalığa “Ne mutlu yoksul olanlara!” diye öğrettiğini okuyoruz.

Unuttuğumuz bir şey var o da; ruhta fakir olmanızın ekonomik durumunuzla hiçbir alakası yok. Hepimiz para mutluluğu satın alamaz deyimini duymuşuzdur.

Bir anket yapmak için sokağa çıktığımızda basitçe hayatlarının tatmin edici olduğu kanaatine varan bir çok insan bulacağımıza inanıyorum. Fakir olarak nitelendirilen insanların hepsi, düşük hayat şartlarının hoşnutluğunu yaşadıklarını söyleyemezler ve öte yandan fakir olarak nitelendirilmeyen insanların hepsi de hayatlarında mutlu olduklarını söyleyemezler. Siz kendiniz için ne diyebilirsiniz? Bereketlendiniz mi?

Sonsuz mutluluk bize doğru yolun kesin bir işaretini verir. Bizi, yanlışlara karşı uyarır ve doğru olanı öğretirler.

“Ne mutlu ruhta yoksul olanlara, Göklerin Egemenliği onlarındır.”

 

Claire MacFersun hayatının yarısından fazlasını doğduğu ülkenin dışında geçirdi. Yazar, köşe yazarı ve iş kadınıdır. Açık havayı, hayvanları ve kitapları sever.
 

Yorumlar
Bu yazıya henüz yorum eklenmedi..
Etiketler: mutluluk | Tanrı'nın çocuğu | fakirlik | Claire MacFersun |
 
Untitled Document
Diyabet veya Şeker Hastalığı - Risk Altında Mısınız?
Olivia Tanıtım Reklamı
Tapınan Bir Kanarya
İstanbul’da “İyi Samiriyeli”yle Karşılaşmak
Yaşamak İçin İkinci Şans
Enstrüman Çalmayı Öğrenmenin Yararları
Hesaplaşma ve Öç Alma
Kimlik
Tüketim: Bana ver! Bana ver!
Her Yaş İçin Bir Umut
Untitled Document mutluluk yardım tapınma yaşam tarzı Luka bilgisayar turizm Nuh'un Gemisi acılar Marge Zemina
Ajax Poll Script - Demo
En beğendiğiniz mevsim hangisidir?
  • Yaz
  • Kış
  • İlk Bahar
  • Son Bahar
Ajax Loader
 
 
 
 

© 2013 e-oliva.info All rights reserved.